Öğrenme Nedir? Psikolojide Öğrenme Türleri Nelerdir?

Published by Recep Bayoğlu on

İnsan yaşamının temelini oluşturan, doğuştan gelen reflekslerin ötesinde davranışlarımızı ve düşünce süreçlerimizi şekillendiren en hayati süreçlerden biri öğrenmedir. Psikoloji, bu karmaşık süreci anlamak ve açıklamak için yüz yılı aşkın süredir derinlemesine araştırmalar yapmaktadır. Bir dil edinmekten karmaşık bir matematik problemini çözmeye, bir enstrüman çalmaktan sosyal ilişki kurallarına uymaya kadar, hayatımızdaki hemen her eylem bir öğrenme türünün ürünüdür. Bu kapsamlı ders notu, psikolojide öğrenme türlerini, kuramlarını, tarihçesini ve etkili yöntemlerini detaylı bir şekilde inceleyerek, öğrencilere sağlam bir teorik temel sunmayı amaçlamaktadır. Özellikle 11. sınıf psikoloji öğrenme türleri konularına ve öğrenme ve öğrenme türleri arasındaki ilişkiye odaklanarak, konunun en çok aranan yönlerini aydınlatacağız.


1. Öğrenme Kavramına Giriş

Psikolojide Öğrenmenin Tanımı

Psikolojide öğrenme, bireyin çevresiyle etkileşimi sonucu davranışlarında veya potansiyel davranışlarında nispeten kalıcı bir değişiklik meydana gelmesi sürecidir. Bu tanımda üç temel nokta öne çıkar:

  1. Deneyim ve Etkileşim: Öğrenme, yaşantılar sonucu ortaya çıkar; olgunlaşma veya geçici durumlar (hastalık, yorgunluk, ilaç etkisi) nedeniyle ortaya çıkan değişiklikler öğrenme sayılmaz.
  2. Davranışta Değişiklik: Değişiklik, doğrudan gözlemlenebilen bir davranış olabileceği gibi (bisiklet sürmeyi öğrenmek), performans olarak hemen gözlemlenemeyen (bir konuyu zihinde anlamlandırmak) potansiyel bir davranış değişikliği de olabilir.
  3. Kalıcılık: Meydana gelen değişikliğin nispeten kalıcı olması beklenir, kısa süreli değişiklikler öğrenme olarak kabul edilmez.

Öğrenme Psikolojisinin Tarihçesi

Öğrenme psikolojisinin kökleri, felsefedeki empirizm (deneycilik) akımına kadar uzanır. Ancak modern anlamda öğrenme araştırmaları, 19. yüzyılın sonlarında deneysel psikolojinin kurulmasıyla ivme kazanmıştır. Öğrenme, başlangıçta çoğunlukla gözlemlenebilir davranışlar üzerinden açıklanmaya çalışılmış, bu da Davranışçılık akımının doğmasına neden olmuştur. Daha sonra, 20. yüzyılın ortalarından itibaren, öğrenme sürecindeki zihinsel olayları (düşünme, hafıza, algı) merkeze alan Bilişsel Psikoloji yaklaşımı güçlenmiştir.

Davranışçılığa Genel Bakış

Davranışçılık, psikolojinin sadece gözlemlenebilir davranışları incelemesi gerektiğini savunan ve zihinsel süreçleri (kara kutu) dikkate almayan bir yaklaşımdır. Başlıca temsilcileri arasında Ivan Pavlov, John B. Watson ve B.F. Skinner bulunur. Davranışçılığa göre, öğrenme temel olarak uyaran-tepki (U-T) ilişkilerinin kurulmasıyla gerçekleşir. Bu yaklaşım, klasik koşullanma yoluyla öğrenme nedir ve edimsel koşullanma gibi temel öğrenme türlerini açıklamada büyük rol oynamıştır.

Öğrenme Psikolojisindeki Diğer Önemli İsimler

  • Edward Thorndike: Deneme-yanılma yoluyla öğrenme ve Etki Yasası (Haz veren sonuçlar davranışı güçlendirir) ile davranışçılığa öncülük etmiştir.
  • Gestalt Psikologları (Köhler, Koffka, Wertheimer): Özellikle kavrayarak (içgörüsel) öğrenme türünü savunmuşlar, öğrenmenin parçaların toplamından çok, bütünün organizasyonu ve algılanmasıyla ilgili olduğunu öne sürmüşlerdir.
  • Albert Bandura: Sosyal Öğrenme Kuramı ile öğrenmeye bilişsel unsurları ve başkalarını model alarak öğrenmeyi dahil ederek davranışçılıktan bilişsel yaklaşıma geçişte kilit rol oynamıştır.
  • Jean Piaget: Bilişsel öğrenme türlerine büyük katkı sağlamış, çocukların dünyayı anlama biçimlerinin yaşa bağlı olarak niteliksel farklılıklar gösterdiğini belirterek bilişsel gelişim evrelerini ortaya koymuştur.

2. Davranışçı Öğrenme Kuramları ve Türleri

Davranışçı yaklaşımın temelini oluşturan iki ana öğrenme türü vardır.

Klasik Koşullanma

Klasik koşullanma, ilk kez Ivan Pavlov‘un köpekler üzerinde yaptığı sindirim sistemi deneyleriyle ortaya çıkmıştır [Kaynak 3]. Bir organizmanın, başlangıçta herhangi bir tepki vermediği nötr bir uyarana, bu uyaranın doğal bir tepkiyi tetikleyen başka bir uyaranla düzenli olarak eşleştirilmesi sonucunda tepki vermeyi öğrenmesidir. Klasik koşullanma yoluyla öğrenme nedir sorusunun cevabı, basitçe çağrışım yoluyla öğrenmedir.

Klasik Koşullanmanın İşleyişi

  1. Koşulsuz Uyaran (KU): Doğal olarak tepki yaratan uyaran (örn: Et).
  2. Koşulsuz Tepki (KT): KU’ya gösterilen doğal, öğrenilmemiş tepki (örn: Salya salgılama).
  3. Nötr Uyaran (NU): Başlangıçta ilgili tepkiyi yaratmayan uyaran (örn: Zil sesi).
  4. Koşullama Süreci: NU (Zil) + KU (Et) düzenli olarak eşleştirilir.
  5. Koşullu Uyaran (KÇ): Eşleştirme sonrası, tek başına tepki yaratmayı öğrenen nötr uyaran (örn: Zil sesi).
  6. Koşullu Tepki (KT): KU’ya benzeyen, KÇ’ya verilen öğrenilmiş tepki (örn: Zil sesine salya salgılama).

Edimsel Koşullanma (Pekiştirme Yoluyla Öğrenme)

Edimsel koşullanma, B.F. Skinner tarafından sistematize edilmiş bir öğrenme türüdür. Bu süreçte organizma, kendi isteğiyle sergilediği bir davranışın sonuçlarına (pekiştirme veya ceza) göre o davranışın gelecekteki sıklığını değiştirmeyi öğrenir. Yani, organizma ortam üzerinde “edimde” bulunur ve sonuçlar bu edimi şekillendirir.

Edimsel Koşullanmanın İşleyişi

  1. Davranış (Edim): Organizmanın sergilediği eylem (örn: Bir fare Skinner kutusunda kola basar).
  2. Pekiştirme: Davranışın tekrar edilme olasılığını artıran her türlü sonuçtur.
    • Olumlu Pekiştirme: Ortama hoşa giden bir uyaran eklenmesi (Örn: Kola basınca yiyecek almak).
    • Olumsuz Pekiştirme: Ortamdan hoşa gitmeyen bir uyaranın çıkarılması (Örn: Kola basınca gürültünün kesilmesi).
  3. Ceza: Davranışın tekrar edilme olasılığını azaltan her türlü sonuçtur.
    • Olumlu Ceza: Ortama hoşa gitmeyen bir uyaran eklenmesi (Örn: Yaramazlık yapınca azar işitmek).
    • Olumsuz Ceza: Ortamdan hoşa giden bir uyaranın çıkarılması (Örn: Kural ihlali yapınca bilgisayar oynama süresinin kısıtlanması).

3. Bilişsel ve Sosyal Öğrenme Kuramları

Davranışçı yaklaşımın aksine, bu kuramlar öğrenme sürecinde zihinsel süreçlerin (düşünme, anlama, beklenti) ve sosyal çevrenin kritik rol oynadığını vurgular.

Bilişsel Öğrenme Kuramı (Bilişsel Öğrenme)

Bilişsel öğrenme nedir sorusu, öğrenmenin sadece gözlemlenebilir davranış değişikliklerinden ibaret olmayıp, bilgiyi işleme, depolama, geri çağırma, problem çözme ve kavrama gibi içsel zihinsel süreçler yoluyla gerçekleştiğini savunan yaklaşımla cevaplanır. Bilişsel öğrenme türleri; içgörüsel öğrenme, örtük öğrenme ve işaret öğrenme gibi birçok alt başlığı içerir.

Piaget’nin Bilişsel Gelişim Kuramı

Jean Piaget, çocukların zihinsel yapılarının (şemalar) çevreyle etkileşimleri sonucunda niteliksel aşamalardan geçerek geliştiğini öne sürmüştür. Öğrenme, özümleme (yeni bilgiyi mevcut şemaya uydurma) ve uyumsama (yeni bilgiye uyacak şekilde şemayı değiştirme) süreçleriyle gerçekleşir.

Duyusal-Motor Dönem (0-2 yaş)

Bebek, dünyayı duyu organları ve motor eylemler (dokunma, görme) aracılığıyla keşfeder. Nesne sürekliliği (gözden kaybolan bir şeyin varlığını bilme) kazanılır.

İşlem Öncesi Dönem (2-7 yaş)

Çocuklar sembolik düşünmeyi (kelimeler ve resimler) kullanmaya başlar. Ancak benmerkezcilik (dünyayı sadece kendi bakış açılarından görme) ve mantıksal işlemleri yapamama (korunum ilkesini anlayamama) baskındır.

Somut İşlemler Dönemi (7-11 yaş)

Çocuklar mantıksal düşünme becerisini kazanır ancak bu mantık sadece somut olaylara uygulanabilir. Korunum, sıralama ve sınıflama gibi yetenekler gelişir.

Soyut İşlemler Dönemi (11 yaş ve üzeri)

Birey, soyut düşünme, varsayımsal akıl yürütme (hipotezler kurma) ve geleceği planlama yeteneklerini kazanır. Bu, üst düzey bilişsel öğrenme türlerinin temelidir.

Sosyal Öğrenme Kuramı

Albert Bandura‘nın geliştirdiği bu kuram, öğrenmenin büyük bir kısmının sadece doğrudan deneyimlerden değil, başkalarını gözlemleyerek ve model alarak gerçekleştiğini vurgular. Bu yaklaşım, psikolojide öğrenme örnekleri açısından en zengin kuramlardan biridir (Örn: Yeni bir dans figürünü izleyerek öğrenmek).

Gözlem Yoluyla Öğrenme (Model Alarak Öğrenme)

Bu, başkalarının davranışlarını ve o davranışların sonuçlarını izleyerek bilgi edinme sürecidir. Bu öğrenme, doğrudan bir pekiştirme ya da ceza almayı gerektirmez.

Sosyal Öğrenme Kuramının Temel İlkeleri

  1. Dikkat Etme: Modelin davranışına odaklanma.
  2. Akılda Tutma (Hatırlama): Gözlemlenen davranışı zihinsel olarak kodlama ve depolama.
  3. Davranışı Oluşturma (Tekrar): Saklanan bilgiyi eyleme dönüştürme yeteneği.
  4. Güdülenme (Motivasyon): Davranışı sergileme isteği (genellikle dolaylı pekiştirme/ceza yoluyla).

Yapılandırmacı Öğrenme Kuramı

Yapılandırmacı öğrenme, öğrencilerin bilginin pasif alıcısı değil, aktif kurucusu olduğunu savunur. Öğrenme, bireyin ön bilgileri ve deneyimleri ışığında, yeni bilgiyi anlamlandırması ve mevcut şemalarına entegre etmesi (yapılandırması) ile gerçekleşir. John Dewey, Lev Vygotsky ve Piaget bu akımın öncüleri arasında sayılabilir.

Yaşantısal Öğrenme Kuramı

David Kolb‘un kuramı, öğrenmeyi somut deneyimler, gözlem, soyutlama ve deneme adımlarını içeren döngüsel bir süreç olarak açıklar.

Dört Adım (Soyut Kavramsallaştırma, Somut Yaşantı, Aktif Deney Yapma ve Yansıtıcı Gözlem)

  1. Somut Yaşantı (SY): Yeni bir deneyim yaşamak veya mevcut bir deneyimi yeniden yaşamak.
  2. Yansıtıcı Gözlem (YG): Deneyim hakkında düşünmek, gözlemler yapmak.
  3. Soyut Kavramsallaştırma (SK): Gözlemlerden bir teori, kural veya model çıkarmak.
  4. Aktif Deney Yapma (AD): Yeni öğrenilen bilgiyi veya teoriyi uygulamaya koymak, test etmek.

Bu döngü, bireyin öğrenme stilini de belirler (ayrıştırıcı, özümseyici, değiştiren, yerleştiren).


4. Diğer Öğrenme Türleri

Bu türler, öğrenmenin farklı bağlamlarda ve mekanizmalarla nasıl gerçekleştiğini gösterir.

Kavrayarak (İçgörüsel) Öğrenme

Gestalt psikologlarından Wolfgang Köhler tarafından şempanzeler üzerinde yapılan deneylerle ortaya konmuştur. Organizmanın bir problem durumuyla karşılaştığında, deneme-yanılma yapmadan, aniden problemi çözen ilişkileri ve bütünsel yapıyı kavramasıyla gerçekleşen öğrenmedir. Bu öğrenme türü, ani, bütünsel ve kalıcıdır.

Deneme Yanılma Yoluyla Öğrenme

Edward Thorndike tarafından incelenen bu türde, organizma bir hedefe ulaşmak için farklı davranışları dener. Başarısız olan davranışlar elenir, hedefe ulaştıran (ödüllendirilen) davranış ise tekrarlanır ve öğrenilir. Thorndike’ın Etki Yasası bu türün temelini oluşturur.

Farkına Varmadan Öğrenme (Örtük Öğrenme)

Tolman tarafından “amaçlı davranışçılık” kapsamında incelenmiştir. Organizmanın bir bilgiyi, bu bilgiyi edinmek için özel bir çaba göstermeden veya farkında olmadan edinmesidir. Bu öğrenme hemen performansa yansımasa da, ihtiyaç duyulduğunda ortaya çıkar.

Motor Öğrenme

Yürümek, bisiklet sürmek, daktilo kullanmak gibi motor becerilerin kazanılmasıdır. Bu tür öğrenme, genellikle tekrarlar, geribildirim ve düzeltmeler yoluyla gerçekleşir ve kas hafızasının oluşumu ile ilişkilidir.


5. Öğrenme Süreçleri ve Metotları

Etkili öğrenme, hem zihinsel süreçlerin hem de doğru metotların uygulanmasını gerektirir.

Öğrenme Aşamaları

Bilginin edinilmesinden kullanılmasına kadar geçen süreç, genellikle üç ana aşamadan oluşur:

Edinme (Kodlama)

Duyusal bilginin algılanması, işlenmesi ve belleğe yerleştirilmek üzere anlamlı bir biçime dönüştürülmesi aşamasıdır. Tekrarlama, ilişkilendirme ve örgütleme bu aşamayı destekler.

Tutma (Depolama)

Kodlanan bilginin kısa süreli veya uzun süreli bellekte saklanmasıdır. Bilgi, anlamsal, görsel veya işitsel formatlarda depolanabilir.

Geri Çağırma (Hatırlama)

Depolanan bilginin gerektiğinde bellekte bulunması ve bilinç düzeyine getirilmesi sürecidir. Bilgiyi tanıma (çoktan seçmeli) veya hatırlama (boşluk doldurma) şeklinde olabilir.

Eğitimde Kullanılan Öğrenme Metotları

Bireylerin öğrenme biçimleri farklılık gösterir. En yaygın öğrenme metotları şunlardır:

Görsel Öğrenme Metodu

Görsel materyalleri (diyagramlar, grafikler, haritalar, videolar) görerek öğrenmeyi tercih edenlerdir.

Okuma – Yazma Yaparak Öğrenme Metodu

Okuyarak, not alarak, özet çıkararak ve listeler yaparak öğrenmeyi tercih edenlerdir.

İşitsel Öğrenme Metodu

Konuşmaları, dersleri, tartışmaları dinleyerek ve bilgileri yüksek sesle tekrar ederek öğrenmeyi tercih edenlerdir.

Kinestetik Öğrenme Metodu

Uygulama yaparak, hareket ederek, deneyimleyerek ve dokunarak öğrenmeyi tercih edenlerdir (yaparak yaşayarak öğrenme).

Etkili Öğrenme Yöntemleri

Başarılı olmak için, öğrenme ve öğrenme türleri bilgisine dayanan bazı etkili stratejiler uygulanmalıdır:

Kendinizi Tanıyın

Hangi öğrenme türleri ve metotlarının size en uygun olduğunu belirleyin (örn: Kinestetikseniz, sadece dinlemek yerine uygulamaya odaklanın).

Ortam ve Çevre

Dikkatinizi dağıtmayacak, düzenli ve rahat bir çalışma ortamı oluşturun.

Dikkat

Öğrenme sürecinin ilk ve en kritik aşamasıdır. Dağılan dikkati toplamak için aralıklarla mola verin.

Öğrenme Teknikleri Uygulayın

Aralıklı tekrar (tekrarı zamana yayma) ve geri çağırma pratiği (kapalı kitaptan kendini test etme) gibi bilimsel olarak kanıtlanmış teknikleri kullanın.

Birden Fazla Duyunuzu Kullanmaya Çalışın

Bilgiyi farklı duyularla deneyimlemek (sesli okuma, not alma, izleme) kodlamayı güçlendirir.

Öğrendiğinizi Anlatın

Feynman Tekniği’nde olduğu gibi, bir konuyu başkasına basitçe anlatabilmek, konuyu gerçekten anladığınızı gösterir.

Bilgileri Bağdaştırın

Yeni bilgileri mevcut bilgilerle (ilişkili anahtar kelimeler/LSI) ilişkilendirerek daha sağlam ve kalıcı anlamsal ağlar oluşturun.

Motivasyon Beklemeyin Disiplin Sağlayın

Öğrenme, sadece motive olunduğunda değil, düzenli bir disiplinle çalışıldığında gerçekleşen sürekli bir süreçtir.


Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1. Klasik koşullanma ile edimsel koşullanma arasındaki temel fark nedir?

Klasik koşullanmada birey pasiftir ve öğrenme, organizmanın kontrolü dışındaki uyaran eşleşmeleri (Zil-Et) yoluyla gerçekleşir. Edimsel koşullanmada ise birey aktiftir ve öğrenme, kendi isteğiyle sergilediği davranışların sonuçları (Pekiştirme/Ceza) yoluyla gerçekleşir.

2. Bilişsel öğrenme nedir ve neden davranışçı öğrenmeden daha kapsamlıdır?

Bilişsel öğrenme nedir sorusunun cevabı, öğrenmenin düşünme, algılama, anlama gibi zihinsel süreçler aracılığıyla gerçekleşmesidir. Davranışçı öğrenme (Klasik/Edimsel Koşullanma) yalnızca gözlemlenebilir davranışlara odaklanırken, bilişsel öğrenme; içgörü, problem çözme ve örtük öğrenme gibi içsel ve zihinsel süreçleri de kapsadığı için daha kapsamlıdır.

3. Piaget’nin bilişsel gelişim kuramı neden öğrenme türleri için önemlidir?

Piaget’nin kuramı, bireyin bilişsel öğrenme türlerini gerçekleştirebilme kapasitesinin yaşa ve gelişim düzeyine bağlı olarak değiştiğini gösterir. Örneğin, bir çocuğun soyut kavramları öğrenebilmesi (Soyut İşlemler Dönemi) için belirli bir zihinsel olgunluğa erişmiş olması gerekir.

4. Gözlem yoluyla öğrenme her zaman olumlu davranışları mı içerir?

Hayır. Sosyal öğrenme kuramına göre, gözlem yoluyla öğrenme (model alma) hem olumlu (yardımseverlik, yeni bir beceri) hem de olumsuz (agresif davranışlar, sigara kullanımı) davranışları içerebilir. Bandura’nın Bobo bebek deneyi, çocukların gözlem yoluyla agresif davranışı kolayca öğrendiklerini göstermiştir.

5. Öğrenme stilleri (Görsel, İşitsel, Kinestetik) bilimsel olarak ne kadar geçerlidir?

Çok sayıda insan öğrenmeyi farklı metotlarla tercih ettiğini ifade etse de, modern psikoloji ve eğitim bilimleri, saf öğrenme stillerinin (yalnızca görsel olarak öğrenme) bilimsel dayanağını sorgulamaktadır. En etkili yaklaşım, bilgiyi farklı formatlarda (görsel, işitsel, uygulama) sunan ve bireyin birden fazla duyusunu kullanan çok modlu öğrenmedir.


0 yorum

Bir yanıt yazın

Avatar yer tutucu

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Projelerimiz : Psikoloji Bilimi | Kadın Blog | Sorun Ne? | Erzurumca | Erzurumda | Televizyon